"Bu sezon şampiyonluk" cümlesinin yıllara göre yolculuğu
Mizah 13 Ekim 2026 · 4 dk okuma
Futbolda bazı cümleler vardır ki her sezon yeniden doğar. "Bu sezon şampiyonluk" bunların en ünlüsüdür. Ağustosta coşkuyla söylenir, ekimde biraz daha temkinli, ocakta hesaplı, mayısta ise ya büyük bir sevinçle ya da derin bir iç çekişle. Bu yazıda bu cümlenin bir sezon boyunca nasıl evrildiğini, ay ay takip ettik.
Ağustos: "Bu sezon şampiyonluk!"
Ünlem işareti henüz yerindedir. Yeni transferler gelmiş, hazırlık kampı tamamlanmış, ilk hafta galibiyetle başlanmıştır. Bu dönemde cümle, sorgulanmadan söylenir. Sosyal medya profillerinin açıklamalarına yazılır, arkadaş gruplarında iddialar kurulur. Kimse "ama" demez. Ağustos, futbolun en saf iyimserlik ayıdır.
Eylül: "Bu sezon şampiyonluk, ama sabırlı olmamız lazım."
İlk puan kayıpları yaşanmıştır. Belki bir beraberlik, belki deplasmanda beklenmedik bir mağlubiyet. Cümle hâlâ yerinde ama yanına bir ek gelmiştir: sabır. "Takım yeni kuruluyor", "yeni transferlerin uyumu zaman alır" gibi açıklamalar devreye girer. Ünlem işareti yerini noktaya bırakmıştır.
Ekim: "Bu sezon şampiyonluk... olabilir."
Milli ara gelmiş, puan tablosu şekillenmeye başlamıştır. Eğer takım zirvedeyse cümle güçlenerek geri döner. Ama eğer zirvenin birkaç puan gerisindeyse, cümlenin sonuna üç nokta eklenir. "Olabilir" kelimesi, umudun ve gerçekçiliğin kesiştiği yerdir.
Kasım: "Önemli olan ilk yarıyı iyi kapatmak."
Bu ayda "şampiyonluk" kelimesi geçici olarak kullanımdan kalkar. Yerine daha kısa vadeli hedefler gelir: "İlk yarıyı zirveye yakın kapatmak", "derbiyi kazanmak", "Avrupa'da grubu geçmek". Bu bir geri adım değildir; stratejik bir sessizliktir.
Aralık: "Kış transferiyle her şey değişir."
Devre arası yaklaşırken umut yeniden tazelenir. Bu kez umudun adı kış transferidir. "Bir forvet ve bir stoper gelirse bu takım şampiyon olur" cümlesi, ülkenin dört bir yanında kurulur. Bazı taraftarlar listeler hazırlar, isimler önerir.
Ocak: "İkinci yarı başka bir lig."
Kış transferi tamamlanmış ya da tamamlanamamıştır. Her iki durumda da cümle aynıdır: "İkinci yarı başka bir lig." Bu cümle, ilk yarıda yaşanan bütün olumsuzlukları silmek için kullanılan bir tür sıfırlama tuşudur. İlk yarının lideri ise "Bu yarışta hata yapmamamız lazım" der.
Şubat: "Matematiksel olarak her şey mümkün."
Puan farkı açılmaya başladıysa, cümle artık matematiğe sığınır. Kalan maç sayısı ile çarpılan üç puan, farkın kapanabileceğini gösterir. Bu dönemde taraftar gruplarında puan tablosu ekran görüntüleri ve olası senaryolar paylaşılır.
Mart: "Mucize."
Fark daha da açıldıysa, cümle tek bir kelimeye dönüşür: mucize. Futbol tarihinde gerçekten yaşanmış büyük geri dönüşler hatırlanır, eski maç özetleri yeniden izlenir. Mucize bekleyenler azınlıktadır ama en yüksek sesle onlar konuşur.
Nisan: İki farklı yol
Bu ayda cümlenin kaderi ikiye ayrılır. Zirve yarışında olan takımların taraftarları için cümle yeniden doğar ve güçlenir: "Bu sezon şampiyonluk, artık kimse durduramaz." Yarışın gerisinde kalanlar için ise yeni bir cümle devreye girer: "Önemli olan Avrupa kupası biletini almak."
Mayıs: Final
Ve sezonun sonu gelir. Bir takımın taraftarları için cümle gerçeğe dönüşür. Sokaklar kutlamalarla dolar, ağustosta söylenen o ilk cümle haklı çıkmanın gururuyla hatırlanır. "Ben ağustosta söylemiştim" cümlesi de en az şampiyonluk kadar keyifle tekrarlanır.
Diğer takımların taraftarları için ise cümle yalnızca bir yıllığına rafa kalkar. Çünkü birkaç hafta sonra yeni bir transfer dönemi açılacak, yeni bir kamp başlayacak ve ağustosun ilk haftasında o cümle yeniden doğacak: "Bu sezon şampiyonluk!"
Haziran ve temmuz: Sessizlik ve yeniden doğuş
Sezonun bitişiyle başlayan yaz ayları, cümlenin dinlenme dönemidir. Şampiyon olan takımın taraftarları kutlamaların tadını çıkarırken, diğerleri bir süre futbol konuşmaktan kaçınır. Ama bu sessizlik uzun sürmez. Transfer söylentileri başladığı anda cümle yavaş yavaş geri döner. Önce fısıltı hâlinde: "Bu transfer olursa..." Sonra biraz daha cesurca: "Bu kadroyla neden olmasın?" Temmuz sonunda ise artık yeniden tam gücündedir.
Hazırlık maçları bu dönemin en önemli yakıtıdır. Rakibin gücü ne olursa olsun, kazanılan her hazırlık maçı cümleye yeni bir enerji katar. Ve ağustosun ilk haftasında, bir önceki sezonun bütün hayal kırıklıkları unutulmuş olarak, cümle yeniden ünlem işaretiyle söylenir.
Cümlenin değişmeyen gücü
Bu cümleye gülümsüyoruz ama aslında futbolun en güzel tarafını temsil ediyor: Her sezonun yeni bir başlangıç olması. Geçen sezon ne olursa olsun, her ağustos bütün takımlar sıfır puanla başlar. Bu eşitlik, umudun her yıl yeniden doğmasını sağlar.
Belki de bu yüzden "Bu sezon şampiyonluk" cümlesi asla eskimeyecek. Çünkü o cümle sadece bir tahmin değil, bir taraftarın takımına olan inancının en kısa ifadesidir.
Cümlenin kardeşleri
Bu cümlenin bir de daha mütevazı kardeşleri var. "Bu sezon ilk dörde gireriz", "bu sezon Avrupa'da gruptan çıkarız", "bu sezon ligde kalırız" gibi. Her takımın hedefi farklıdır ama inancın yapısı aynıdır. Küme düşme hattından kurtulan bir takımın taraftarı da mayısta, şampiyon olan bir takımın taraftarı kadar mutlu olabilir. Futbolda başarı, hedefin büyüklüğüyle değil, ona ulaşmanın sevinciyle ölçülür.
Bu yazı mizahi bir gözlemdir; belirli bir kulübü, taraftar grubunu veya sezonu konu almaz.